
Ben seni hiç bırakmak istemiyorum!
Hiç!
Hem de hiç!
Kurtulmak isterken senden, yine her yerde suretine çarpıyorum…
Yürüdüğüm kaldırımlarda, su birikintilerinde,
Sen oluyor her şey ,
Seni koklarken ciğerlerim, bırakamıyorum.
Seni terk edemiyorum... nasıl işlemişsen içime...
Ben seni terk edemiyorum...
Olmuyor!!! denedim olmuyor!!!
Her defasında tetiği çekiyorum beynine, öldürüyorum seni...
Sonra; gömdüğüm yerden tekrar hayata salıyorum...
İçime usulca bırakıyorum...
Kırsan da, incitsende...
Lanet etsemde çoğu zaman...
Seni görmeden, seni sevmeden yapamıyorum...
Ben senden gidemiyorum...
Sen kalmasan da bu yalnız rıhtımım da...
Sarmasanda,benliğimi...
Koca bir hiç, olsanda....
Ben senden gidemiyorum.
Kalıyorum, çöküyorum öylece...
Hatıraların geliyor, yürüdüğümüz yollar....
Ellerin,nefesin...
Ben senden, senli yollardan ruhumu çekemiyorum...
Bir girdapsın biliyorum....
Anlamsız sın başkları için...
Ama yinede, seni seviyorum...
Senin acını bile seviyorum lanet olsun!!!
elifdunya

Getirin artık dalgalar,
Sevdiğimi getirin artık
Nasıl yuttuysanız, bir koca yüreği...
Öyleyce usulca,bırakın aldığınız yere..
Bırakın geçmişin aydınlığını..
Vuslatlara kavuşturun beni,
Nasıl aldıysanız diğer yarımı getirin artık.
Vurun dövün sonra ne yaparsanız yapın
Ama getirin yüreğimi!
Getirin !
Yıllar sonra…..
O keskin sesinizle vurmayın artık!
Her vurdukça kanıyor yaram,
Sızlıyor içimde kalanlar.
Umut biriktiremiyorum kesemde...
Siz her sordukça,
Sizin her haykırmanızla uyanıyor içimde uyuyan dev,
Uyuyan sevdam..
Vurmayın artık!!
Kapımı,
Yüreğimi!!
Dövmeyin asi dalgalarınızla...
Varsayımları yüklemeyin artık,
Gelmeyecek o sevda yokuşlu,
Gelmeyecek türkü gözlüm,
Kulağıma değmeyecek sesi,
Artık hatırlatmayın onu bana...
Bırakın geçmişinde rahat uyusun
elifdunya

Nasılsın sevdiğim?Aşık olduğum yar nasılsın?Günlerin nasıl geçmekte orda havalar nasıl?
Üşüyor musun sana ördüğüm patikleri giyiyor musun?
Beni hiç sorma; sen gittikten sonra bende hep bir matem havası, ciğerlerim yokluğunu solumakta… canım benden tez gitmek te.Olmuyor sevgili, olmuyor geceleri yatağıma sensiz uzanmaktayım.Sen olmadan hayalinle sarmaş dolaş.Sigarayı bırakamadım,sözümü tutamadım.
Ne yapayım çaresizliğime çare umuduyla tüttürmekte yim.Yakıyorum bir sigara dumanında seni hayal ediyorum.Bazen kar yağıyor buraya ama üşütmüyor sevgili senin yokluğun kadar üşütmüyor.Sonbahar gibi; yapraklarım ordan oraya savrulmakta.Saçlarım uçuşmuyor eskisi gibi… topluyorum artık; yüzüme her değdikçe elin değiyor gibi; o an üzüntülere boğuluyorum .Sevgili ben sensiz tekim buralarda… burası vatanım yurdum memleketim ama sensiz bir vatan özgürlüğü elinden alınmış bir kuş gibi kafeslerdeyim.Sabahları uyanmak zor geliyor bana… sanki her gün aynı güne uyanıyorum, her gün aynı şeyleri tekrarlıyorum.Bu hayat böyle çekilmiyor sevgili.Gelsen artık…gittiğin diyarlardan dönsen, alsan beni üzüntülerin koynundan.
Tekrardan hayatıma hayat eklesen.Bir günümü daha çoğaltsan.Biliyor musun? senin adına büyüttüğüm çiçeğimle, her gün konuşuyorum.yapraklarını okuşuyorum.Hani çiçeklerde sevgiye ihtiyaç duyarmış, ben onu sevgimle besliyorum.Ya sevgili ben ne yapayım üzüntülerimi,can sıkıntılarımı kime diyeyim? kimle paylaşayım?Beni kim sevsin kim sarsın sinesine kim?Sen gittikten sonra sevgi neydi unuttum.. sadece ben verir oldum.Ama alan olamadım.Çünkü sevgiye senle doydum… şimdi sensiz açım.Sesim sesim gelmiyor mu sevgili?
Gelmiyor duymuyorsun, bu feryat figan yakarışları duymuyorsun biliyorum aslında hissediyorsun beni uzaklarda,görüyorsun ama gelemiyorsun.
Nerden geleceksin, ölüler gelemez ki.
elifdunya
kasım- nisan 2005

Bilir misin?
Vuran dalgalar tılsımım dır benim,
Her dalga vurdukça yüreğin vurur sanırım,
Yürek telimi titretir sanırım,
...........................
Denizlere koşarım, sana koşmak adına,
Martıların dansını seyrederim, gökyüzünden,
Ne de barışıktır martılar mavi gök ile,
Bazen kayalara otururum; sessizden, derinden gelen dalgaların sesine kulak veririm,
O kadar sakindir ki;
Bir hışımla gelecek gökgürültüsü gibi,
Ansızın gelip çarpacak ve içinde getirdiklerini kıyıya usulca bırakıp gidecek gibi,
Bu deniz çok şeyi getirir de bir senin yüreğini getirmiyor,
Yüreğimin kıyılarına bir seninkini vurmuyor,
Sesizce dinleyip gidiyor beni,
Sanki yüreğim vururmuşcasına, kıyıları dövüp gidiyor,
...............
elifdunya

yitik ti sevdalarımız,
bir mahsun çocuk gülüşüyle geldi; bir zamanlar, sevda dediğimiz tren;
düdüklerini, önceleri sevinçle çalardı,
bizde gözleri gülen çocuk saflığın da selamlardık,
aşkı, sevdayı...
şimdi her geçen tren acı acı çalıyor...
her çaldıkça içimden, içimizden ağıt yükseliyor,
ama ne yazık!
artık ağlayamıyorsun bile!
içinde bir çığlık sadece seni yakıyor!
elifdunya
ben hayatta sadece şunu anladım aşk insana acı vermekten
başka bir halta yaramıyor aşk sevdaymış boş sevdaya
sevdalanmışız biz ,bir insana değil.
« Önceki |