Feedjit Live Blog Stats

son mektup 3 (değil)

12/10/2008 · Kategori: yurek konusmalari




Nasılsın sevdiğim?Aşık olduğum yar nasılsın?Günlerin nasıl geçmekte orda havalar nasıl?

Üşüyor musun sana ördüğüm patikleri giyiyor musun?

Beni hiç sorma; sen gittikten sonra bende hep bir matem havası, ciğerlerim yokluğunu solumakta… canım benden tez gitmek te.Olmuyor sevgili, olmuyor geceleri yatağıma sensiz uzanmaktayım.Sen olmadan hayalinle sarmaş dolaş.Sigarayı bırakamadım,sözümü tutamadım.

Ne yapayım çaresizliğime çare umuduyla tüttürmekte yim.Yakıyorum bir sigara dumanında seni hayal ediyorum.Bazen kar yağıyor buraya ama üşütmüyor sevgili senin yokluğun kadar üşütmüyor.Sonbahar gibi; yapraklarım ordan oraya savrulmakta.Saçlarım uçuşmuyor eskisi gibi… topluyorum artık; yüzüme her değdikçe elin değiyor gibi; o an üzüntülere boğuluyorum .Sevgili ben sensiz tekim buralarda… burası vatanım yurdum memleketim ama sensiz bir vatan özgürlüğü elinden alınmış bir kuş gibi kafeslerdeyim.Sabahları uyanmak zor geliyor bana… sanki her gün aynı güne uyanıyorum, her gün aynı şeyleri tekrarlıyorum.Bu hayat böyle çekilmiyor sevgili.Gelsen artık…gittiğin diyarlardan dönsen, alsan beni üzüntülerin koynundan.

Tekrardan hayatıma hayat eklesen.Bir günümü daha çoğaltsan.Biliyor musun? senin adına büyüttüğüm çiçeğimle, her gün konuşuyorum.yapraklarını okuşuyorum.Hani çiçeklerde sevgiye ihtiyaç duyarmış, ben onu sevgimle besliyorum.Ya sevgili ben ne yapayım üzüntülerimi,can sıkıntılarımı kime diyeyim? kimle paylaşayım?Beni kim sevsin kim sarsın sinesine kim?Sen gittikten sonra sevgi neydi unuttum.. sadece ben verir oldum.Ama alan olamadım.Çünkü sevgiye senle doydum… şimdi sensiz açım.Sesim sesim gelmiyor mu sevgili?

Gelmiyor duymuyorsun, bu feryat figan yakarışları duymuyorsun biliyorum aslında hissediyorsun beni uzaklarda,görüyorsun ama gelemiyorsun.

Nerden geleceksin, ölüler gelemez ki.       


elifdunya
kasım- nisan
  2005

 


içimden geldiği gibi...BELALIM...

8/10/2008 · Kategori: toprak altinda kalanlar




Bugün; seni dinledim yine...

Başımı mavilere dayadım.

Gökyüzü inadına kapatıyordu bulutları,

Hatta şimşekleri çakacaktı başıma,

İnadına yasladım, tuttum maviliği,

Ben seni dinledim bugün,

Fonda belalım!

Yandıkta bir kül olamadık bu aşka.

Bir biz olamadık, şu kayıp zamanda,

Neyi geç yaşadıysam,

O erken miş gibi savuştu benden.

Sende; erken geldin deyip gittin hayatımdan.

Bazen; konuşuyorum bana yarattığın temiz gök ile...

Başım yukarlar da sığınağım oluyor.

Sen; mavi oluyorsun temiz aşk ,

Temiz olan hayalde ki aslında...

Biz nezamn uyandık, kirlendi.

Keşke!!!!

Keşkem hiç uyanmasaydık!!

Sen yolları tepip gelseydin.

Ben bekleseydim gelmelerini,

Bir çay içseydik,

Saatler dursaydı ...

Ama keşke !!

Biz uyanmasaydık!!

 

elifdunya 

08.10.2008 

HERŞEY VATAN İÇİN !!!!!!!!!

7/10/2008 · Kategori: yazi




Şehidimiz 17 !!!

Artık bitsin diyorum,diyoruz!!!

Analar ağlamasın…

Bir ağaç 15 yıl sonunda ve meyve vermesi birkaç sene daha sürmekte

Ya o fidanlar ya onlar kaçı ne yaşadı hayatında…

En güzeli Şehit Oldular..

Lakin dursun artık bu vahşet!

Mehmetler ölmesin artık!!!

Baştakiler önlem aldık deyip bizi kandırmaya devam etsinler!!

Neyin önlemini almışsınız da biz görmedik!!

Sizinkisi göz boyamak…

HERŞEYE RAĞMEN VATAN SAĞOLSUN!!!


elifdunya 

bir bayram

4/10/2008 · Kategori: yazi



Bir bayram da geldi geçti ne çabuk geçti...

Ya da bayram.mı geldi ben anlayamadım...

Eskiden beri sevmiyorum bayramları...

Bayramda hepbir gözyaşı.

Babam; misafir geldiğinde zordan öptürürdü insanların ellerini...

Ben öpmüşüm, alnıma koymuşsumdur oysaki...

Ama babam ,ben öptüm desem de öp amcaların ellerini der.İstemeye istemeye öperdim ellerini

Bu her gelen için aynı cezayı çekerdim.

Ne var bu el öpmekte derdim.

Ben ondan olsa gerek ne öpmeyi seviyorum...

Ne kucaklaşmayı ....

Şimdilerde yeni yeni kırdım belki bu zinciri...

Babamla pek güzel bir anı hatırlıyorum bana ilkez ağlatmadan

Aldığı kırmızı takım elbiseyi ne severek giymiştim

Babam.da ilkez bizi ağlatmadan bayramlık almaya götürmüştü..

Her bayram geldiğinde içim cız eder çünkü babam ne gezmeyi severdi ne bayramlık almayı 

Oyüzden o elbiseyi hep severek giydim hatta hala saklıdır o...

Annem kadife diye, belki üzerine işleme yaparım, pano gibi kullanırız, deyip saklayı vermişti.

Şimdi baba yok ama yine ağladım ben bu bayramda yaşadığını bilerek

Sesini duymamak ,onu görememek mutsuz etse de bizi... 

**********************************

Ama bayramdan sonra Cuma günü arkadaşımla kısa bir şehir turu yaptık

Uzun zamandır hiç böyle bir tat almamıştım yaşadığım şehirden..

Beklide tanımadığımı fark ettim şehrimi…

Bir zamanlar derdi biri “sen kendi şehri tanımıyorsun, benim şehrimi nasıl seveceksin”

Kalenin orda bir cafede bir iki saat sohbetimiz oldu sonra kalenin etrafını gezdirdi bana arkadaşım sanki ben turistim J

Çok güzel restore etmişler gez gez bitmiyordu… bakırcılar çarşısı, baharatçılar

Çok güzel işlemeler ilk defa alıcı gözüyle bakıyordum.

Hatta benim köfte yoğurduğum leğenin bir el işlemesi olduğunu fark ettim.

Bakırcı leğeni büyük kalın bir çiviyle,küçük delikler ama kapalı delikler halinde sıra sıra işliyordu o tıngırtıyı duymak hoştu..

Ve ben bu güzelliklerden neden mahrum etmişim kendimi deyip kızdım

Sonra yine sözleşip gezeceğiz daha doğrusu arkadaşım gezdirecek turist kızıJ

Bana ruhuma iyi gelen bir geziydi

 

Herkesin geçmiş bayramı kutlu olsun

elifdunya

 


eylül bitti...

27/9/2008 · Kategori: yazi



Eylül eylül eylül....

Güz şarkılarının söylendiği en güzel mevsimin ilk ayı

Eylül...
Kızların ismi eylül, sevdanın rengi eylül, ayrılıkların yaşandığı eylül, yaprakların sarardığı düşlerin solduğu, uçurtmaların uçurulduğu eylül, sevdiklerimin sevdiği eylül şarkıların tınısı eylül, nadasa bırakılan, huzurun yağdığı eylül, saçların daha bir ahenkle savrulduğu eylül, bir başkadır eylül bir başka sevilir diğer aylardan, diğer tüm aylardan... Bir bitişin de üzülürsün belki... Sıcaklıkların gittiği, soğukların habercisi eylül, renklerin soluklaştığı insanların bile başkalaştığı o güzel eylül...
.........................

 sevdanın solgun hali, belki bitişlerin belki başlangıçların ayı eylül, ordan oraya savrulan yaprakların yaşadığı eylül, kınaların kokusu , yağmurların engüzelinin yağdığı eylül, sağnak sağnak sevda kokan eylül...
Bir ihtiyarın bankta oturup hayallerine daldığı; geçmişinin yolarında yürüdüğü eylül, bir çınar ağacının her gün biraz daha dalının eğildiği eylül, en tepelere çıktığın zaman kokuların en güzel yayıldığı eylül, derinin bile döküldüğü ama yerine yeniden taptaze nefes gelen tenin eylül, sırıksıklam yaşadığın yaşattığın eylül, sende herşey bir başka güzel... Bir bitiş, bir başlangıç eylül, bir yakarış bir azrudur eylül, eylül bir sevdadır, vuslatın ilmiklerini boynuma doladığı eylül, gözlerimin dalışı hep bitmeyen yollara bakışı eylül.

elifdunya

 
eylül bitti farkındayım ben artık herşeyi geriden takip eder oldum

(özellikle bir zamanlar gözümde devleştirdiğim insanlarıda geriden hatta hiç takip etmiyorum artık belki samimiyetimi yitirdim
tıpkı samimiyet fırkasının arkasına sığınanlar gibi)

hayat belki olması gerektiği gibi dönmediği için benim açımdan
ama yetişeceğim hatta bir adım önüne geçeceğim bu hayatın...
 bu eski bir yazım eylül ün bitmesine 2 gün kalmışken yetişeyim yetiştiğim kadar..ben kimse seviyor diye sevmiyorum ne kışı ne boranı ne yazı ne güneşi ne eylülü ne yağmuru...ben bende bulduklarımı,bende uyandırdıklarını  yazıyorum kimse üstüne alınmasın yazdıklarımın... kimseye dair hiçbirşey

« Önceki | Sonraki »

Online Blogcu Ziyaretçi Sayacı